Hatıralar

Hatıralar
Çocukluk ve gençlik yıllarımda, babamın memur olmasından dolayı sık, sık ortam değiştirerek dört kişilik ailemizle memleketimizin farklı yerlerinde bulunmuştuk. bizde bu esnada tahsil hayatımızı tamamlama gayretinde hayatta başarılı olabilmek adına mücadele ediyorduk.
Değişen ortamlarımızda bir çok arkadaş gurubuyla tanışma imkanımız oldu.
Sosyal bir aile gereği bu samimiyet kurulan ailelerle akşam oturmaları, piknik, düğün vb. etkinliklerde bir arada olurduk.
Babam haftada bir, genelde sonraki günün tatile denk gelen günlerde kendiside yardım ederek şık bir masa hazırlatır bu masada rakı içmeye bayılırdı. Bu masaya genelde o sıralarda yakınlaştığımız bir aile davetlidir. Bu süreç bazı ailelerle çok uzun zamana dağılmasına rağmen, bir kaç sefer beraberlikten sonra uzaklaşılan sayısı da çoktur. İşte yıllarımız bu şekilde geçiyordu.
Anadolu’da küçük bir beldede bulunduğumuz sırada Almanya’da çalışan bir kişiye ait iki katlı bahçeli evin birinci katında kirada oturuyorduk. Üst katımızda oturan yeni evli öğretmen çift taşınmış yerlerine, yine aynı okulda öğretmenlik yapacak olan Adnan beyle eşi Ayla hanım taşınmıştı. Bizim yaşlarımızda ik**e çocukları vardı. Taşınmaları esnasında babam ve annem ihtiyaç duyabilecekleri her konuda kendilerine yardımcı olmaya çalışmışlardı. Bu daha ilk günlerde samimiyetin ilerlemesine ve iki aile arasındaki dostluğun pekişmesine etken olmuştu. Okullar daha yeni kapanmış yaz yeni başlıyordu bizde yeni gelen iki arkadaşımızla hemen kaynaşmış, onlarla oynuyorduk söylemek gerekirse başkada arkadaşımızda yoktu. Annemle Ayla hanım kısa zamanda, birazda seçenek olmadığından dostluklarını ilerletmiş uzun süren sabah kahvaltısıyla başlayan günü nerdeyse tamamen beraber geçirir olmuşlardı. Okullar kapalı olduğundan Adnan amca genelde evdeydi sayesinde olup, olmadık ihtiyaçlardan dolayı bakkala koşturmaktan kurtulmuştuk. Adnan amca babamla birebir yaşıt olup uzun boylu ve gayet yakışıklı biriydi. On beş yaşındaydım kısa zamanda çocukluk aşkım oluvermişti. Akşam iş çıkışında babam gelince bahçeye hazırlanan masada akşam yemeğini yenir, sohbet edilirdi. Hafta sonları daha geç vakitlere kadar oturulur içki içerlerdi. Tabi biz bu uzun süren sohbetlere eşlik edemezdik. Yemekten sonra biraz koşuşturduktan sonra genelde çocuklar olarak ya bizim evde yada Adnan amcaların evinde uyur kalırdık. İlk zamanlarda sabah kendimizi bir şekilde kendi yataklarımızda bulmamıza rağmen özellikle içki içtikleri zaman uyuduğumuz yerde üzerimize bir şeyler örtülmüş bulurduk.
Okulların açılmasına bir aydan az kalmıştı Adnan amcalar bayramı da ailelerinin yanında geçirmek istemişler Akdeniz sahilindeki memleketlerine gitmişlerdi. Bende arkadaşlarımdan uzak kalmıştım. Bir sınıf ilerde olan Mete’ye ne kadarda çok alışmışım kardeşi Hülya ise bebeklerimi paylaştığım evcilikler oynadığım benim her şeyimmiş. Oyunlara Mete doktor olarak eşlik ederdi. Onlar gidince hayatımız bom, boş manasız bir hal almıştı. Bu sadece biz çocukları etkileyen durum değildi annemde sıkılıyordu.
Havalar bunaltıcı bir hal almış evin içine sıcaktan girilmiyordu. Balkona annem çeyizinden kalma hiç kullanılmayan yün yataklardan iki tanesini sermiş geceleri balkonda yatıyorduk. Babamın ince beyaz örtüler alarak sinek girmesin diye, yatakların çevresini kapatacak şekilde ucundan tavana asıp yatakların altına sıkıştırılarak kendi emeği ile yapmış olduğu cibinlikler vardı.
Kardeşim benden iki yaş küçüktü. Yemekten sonra kendi halinde Televizyon seyrederken salonda uyuya kalmıştı. Annem onu kucakladı, balkondaki yatağa yatırdı bende sıkılmıştım başka bir iş bulamayınca kardeşimin yanındaki yerimi almış ve uyuya kalmışım. Babamın iş yerinde bitirmek zorunda olduğu işleri nedeniyle geç geleceğini biliyordum. Ne kadar uyudum bilmiyorum babamın üzerimizdeki pikeleri kafamıza kadar çekerek anlıma kondurduğu öpücüğü fark ettim ama uykumu bölmeden hafif yan dönerek uyumaya devam ettim. Uykumu bölmemiştim ama etraftaki sesleri algılayabiliyordum.
Annem babama aç olup olmadığını sordu. Babamda dışarıdan söyledik tokum dedi. İnce perdenin altından sokak lambasının aydınlattığı balkonumuzda babam üzerini çıkardı altında sadece külotu olduğu halde yatağa girdi. Annemin üzerinde alt üst kırmızı saten takım olmalıydı. Bu geceliğini annemden habersiz giyerek aynanın karşısına geçer ünlü bir sanatçı edası takınıp şarkılar söylerdim. Babam cibinliğin arasından elini uzatarak yan tafta duran poşeti aldı. Seslerden poşetin içinde bira olduğunu anladım. İki bira kapağı sesinden sonra hafif kısık ama anlaşılır ses tonuyla sohbet etmeye başladılar.
İlk tanıştıkları zamandan bahsediyorlardı. Baban anneme hiç değişmediğini hala ilk tanıdığı gibi olduğunu söylüyordu. Annemde abartıyorsun benden iki çocuk çıktı o günlerdeki gibi olamam dedi. Babamla, annemden öpüşmenin yarattığı sesler geliyordu. Cibinlik karartılar halinde görmeme neden olduğundan elimle hafif, hafif ucunu yatağın altından kurtarmak istedim. Gelmiyordu benim ağırlığımla yatağın altından çıkmadığımı fark edince hafifçe geri çekildim. Asıldım ucu yatağın altından kurtulmuştu.Hareketleri o kadar yavaş yapıyordum ki bilemezsiniz. İnce beyaz bezi tek gözümle yandaki yatağı görebilecek şekilde kaldırdım. burnumum ucunu kapatacak şekildeydi. Bu sırada bira içmeye devan ediyorlardı. Sokak lambası içerden dışarıyı görünmesine çok az imkan vermesine rağmen, dışarıdan bakıldığında cibinliğin içerisindeki görüntüyü her detayıyla gösteriyordu. Babam eliyle annemin göğüslerini okşarken arada bir dudaklarına yumulup somurmakla meşguldü. Yastıklarını yatağın baş kısmındaki duvara dikerek yaslanmışlar yarım oturur haldeydiler. Üzerlerinde örtü yoktu. Bir yandan da biralarından birer yudum alıyorlardı. Nefes almadan, gözümü kırpmadan tamamen onlara odaklanmıştım. Babam iltifatlarına devam ediyordu.
– Bunların iki çocuk tarafından emildiğine inanması çok zor
Annemin göğüsleri çok güzeldi. Oturur vaziyette olmasına rağmen yarım iki top görünümündeydiler. Minicik meme uçları babamın dil dokunuşlarıyla biraz büyümüş gibiydi. Babam biten boş bira şişelerini eliyle yataktan dışarı bıraktı. Annem eliyle külotunun altından babamın sikini okşuyordu. Yavaşça babam kalçalarını havaya kaldırdı. Annem külotu çıkardı. Daha önce küçük kardeşimin pipisin görmüştüm. Babamın henüz kalkmamış siki benim kolum kalınlığında, başı da çok iri geldi gözüme. Annem dondurma yalar gibi baş kısmını diliyle yalarken bana göre o devasa şey biraz daha irileşti ama dimdik de olmamıştı. Bu hadise devam ederken babam kendisine nazaran narin olan annemi iki kolundan kavrayarak yastıkların bulunduğu yere çekti. Balkondan ilçenin ışıklarının çok olarak görünmesi saatin o kadarda geç olmadığına işaret ediyordu. Yarında hafta sonu olduğuna göre babam bu halin uzamasından yanaydı. Babamla annem aynı boylarda olmalarına rağmen babamın geniş omuzları annemi yanında çıtı, pıtı görünmesine neden oluyordu. Ortamın mükemmeliyetini bozan sadece babamın göbeğiydi. Birer bira daha açtılar. Annem altındaki parçayı da çıkarttı. Her ikisi de çırılçıplak oldukları halde yastıklara yaslanmış biralarından yudumluyorlardı. Babam
– ilk gecemizi hatırlıyor musun?
Diye sordu. Annem
– hangisini resmi olanımı diğerini mi?
Beraberce gülüştüler.Babam hınzırca diğerini dedi. Annem
– hatırlamam mı
diye lafa başladı kısık buğulu sesiyle.
– Hatırlıyor musun kasabayı…
Annemle, babam ege sahillerinde o zaman turizm açısında fazlaca tanınmayan zeytin ve balıktan başka geçim kaynağı bulunmayan kendi halindeki aynı yerdendiler. Dedemlerde birbirleriyle komşu olmakla beraber arkadaş ve uzaktan akrabalıkları da vardı. Babamla, Annem çocukluklarından itibaren hep berabermişler. Annem devam ediyordu.
– Biz teyzemin kızlarıyla üzüm bağına gitmiştik. Dedem şarap yapacağından üzüm topluyorduk. Daha on altı yaşındaydım. Sen nerden geliyordun o zaman. Hatırladım elinde balık oltası vardı. Balık yakaladın mıydın?
Babam lafa girdi.
– Hayır sadece olta elimdeydi. Sizin yanınıza varınca bahanem olsun diye elime almıştım.
– Senin o zaman adın teyzemin kızı Nasibe ile geçiyordu. Bizimde göğüslerimiz büyümüştü artık. Kasabadaki amcalar bile sever gibi kucaklarına oturtup okşadıkları hale gelmiştik.
– Nasibe ye ne oldu?
– Kasabadaymış şimdi üçüncü kocadan da ayrıldı geçen kış. Yazın izindeyken görüştük. O kadın kocayla yapamaz.
– Neden ki?
– Kadınlardan hala daha çok zevk alıyor. Ben sevişmeyi ondan öğrendim biliyor musun.
Babam annem anlattığı için birasını bitirmiş yenisini açmıştı.
– Kızken akşamları ya onlarda yada bizde kalırdık mecburen aynı yatakta yatardık. Herkes uyunca erkek gibi çullanırdı üstüme amımı o kadar çok emerdi ki diliyle kızlığımı bozacağından korkardım.
– Vay zilli neymiş Nesibe be.
– Evlendikten sonra benim yatağında becerirken iyiydi, şimdimi zilli oldu.
– Sen nerden biliyorsun onu.
– Ben ayarladım aranızı. Evlendikten sonra seninle sikişmelerimizi nasıl anlattıysam Nesibe’ye. Sen yokken Nesibe’yi siktiğin yatakta beraber uzanmıştık biryandan da yarak yemiş amcığımı inceliyordu. Yol açık olduğundan artık parmaklarını sonuna kadar sokabiliyordu içime. Beni havalarda uçuruyordu ilk zamanlar sen beni onun gibi uçuramıyordun. Tam orgazm olurken benden seni istedi. O haldeyken hiçbir isteğine hayır diyecek halde değildim. Bizim odada çıplak halde masturmasyon yaparak beklemesini ben planlamıştım. Sizin sikişmenizi pencereden seyrettim.
– Niye bana bunu daha önce anlatmadın daha sonra Nesibe yi sikecem diye ne zorluklar yaşamıştım.
– Biliyorum Nesibe hemen gelir bana anlatırdı. Ben sendende dinlemek istiyorum.
– Tamam ama sonra bugün olmaz
Annemin üzerindeki yerini almıştı. Annem bacaklarını havaya kaldırmış göğüslerini emmekte olan babamın saçlarını karıştırıyordu. Babam kolum gibi dikleşen penisini anneme sapladığında annem uzunca bir nefes bırakarak ayaklarını sıkıca babamın beline bağladı. Bu arada elimi istem dışı daha yeni tüylenmekte olan amıma götürdüm. Amımım dudaklarını parmak uçlarımla okşama başladım. Babanla annem çok hoş şekilde kenetlenmişlerdi. Babamın ritmik kalça hareketleriyle devam ederken annemin vajinasından çork diye sesler geliyordu. Babamın hiçbir yeri yerinde sabit durmuyordu. Elleri göğüslerini sıkarken dudakları annemin ağzındaydı annemin dilini somuruyordu. Bu bambaşka olay yinelemelerle devam ederken annem dişlerini sıkarak hıhhhh hıhhhhh diye ses çıkarmaktan da korkarak kafasını sağa sola sallamaya başlamıştı.Babam artık kendini sıkmıyor annemin kasık bölgesine şlap şlap diye kazmasını saplıyordu. Eğer şimdi uyanmış evveliyatını bilmemiş olsam Babamın annemi dövdüğünü zannedebilirdim. Annem artık bırakmış sinir sistemi alınmış gibi yarı baygın hale gelmişti. Babam saplamakta olduğu kazmayı yerinden çıkartıp dizlerini biraz ileri alıp annemin göğüslerine doğru kazmasından fışkırmaya başladı. Annem gözlerini açmış yüzünde melek gibi gülümseme vardı. Elleriyle memelerindeki sıvıyı krem sürer gibi yayarak vücuduna yediriyordu. Babam eliyle son damlalarında akıttıktan sonra annemin dudağına minik bir öpücük kondurarak yan tarafa devrildi. Parmak uçlarım annemin bulaşık deterjanına benzer şeyle ıslanmıştı. Çiş sandım değildi sanki babamdan çıkan şeyler gibi yapış yapıştı ama kendimi sıcak banyodan çıkmış gibi rahat hissediyordum.

Ben uyuya kalmışım üzerimde bir hareket hissetmemle uyandım. Sabah olmuştu. Annem banyodan çıkmış üzerinde bornozu vardı. Saçlarını da küçük bir havluyla sarmıştı. Kardeşimi çişe gitmesi için kaldırdı. Kardeşim poposunu kaşıyarak tuvaletin yolunu tuttu. Yandaki yatağa baktım babam yoktu. Annem yanıma uzandı. Babamın nerede olduğunu sordum? İş yerinden aradıklarını, oraya gittiğini söyledi. Yanıma uzanan annem o kadar yorgundu ki beni kucaklayarak daha başını yastığa koyar koymaz gözleri kapadı. Tuvaletten gelen kardeşimde hala uyuyordu sessizce annemin öbür yanına kıvrılıp kaldığı yerden uykusuna devam etti. Ben uyuduktan sonra kaç defa daha sevişmişlerdi bilmiyorum ama annemin durumuna bakılırsa sabahlamışlar. Bende annemi kucaklayarak uyumuşum. Gözlerimi tekrar açtığımda annemin bornozunun ön tarafı açılmış gece babamın somurduğu göğüsleri hala dimdik gözlerimin önünde duruyordu. Anneme biraz daha yaklaştım yanaklarım memelerine değiyordu. Hafifçe dudak uçlarımı başlarına dokundurdum emmek istiyordum ama küçükken kardeşimin emdiği gibi değil, gece babamın emdiği gibi içimden emmek geliyordu. Dudaklarımın arasına yere yakın olan taraftakini aldım elimi de diğerinin üzerine koydum. Hissettirmemeye çalışarak dilimle başına dokunuyordum. Bu sırada bahçe kapısının açıldığı yağsız gıcırdama sesinden anlaşıldı. Sesi duyan annem gözlerini araladı o şekilde kalakalmıştım. Bana çocukluğun mu aklına geldi dedi. Göğüslerini bornozuyla kapatırken hafif doğruldu, baban geliyor hadi kalkalım kahvaltı hazırlayalım dedi. Sonraki geceler hep onları gözetledim ama ya ben uyuya kalıyordum yada onlar uyuyorlardı. Sevişme esnasında yaptıkları iç gıcıklayıcı sohbetlerinin tadına doyamamıştım.

Günler çok sıkıcı geçiyordu. Bu tüm aile için geçerliydi. Mete’yi özlemiştim daha gideli on gün olmamıştı ama onlara o kadar alışmışız ki yoklukları bazen acı vermeye başlamıştı. Bu monoton günlerimizi, akşam üstü çalan telefonun sesi değiştiriverdi.

Buraya gelmeden önce oturduğumuz şehirden, Işılay teyzeler izne ayrılmışlar. Memleketlerine giderken bize de uğrayacaklarını söylediler. Hepimiz çok mutlu olmuştuk annem doğruca mutfağa koştu bir sürü şeyler hazırladı. Babam çarşıdan gelirken elleri poşetlerle dolu olduğu halde gelmişti. Saat 11.00 e doğru hep beraber arabamıza binip tren garına Işılay teyzeleri karşılamaya gittik. Biz onların yanındayken yeni bebekleri olmuştu. Büyümüştür çok merak ediyordum. Biraz bekledik tren garındaki kalabalığın hareketlenmesinden trenin geldiğini anladık tam trenin duracağı yerde beklemekteydik. Tren durdu. İnenler, binenler babam bir sağa bir sola gidiyor inecekleri vagonu sezinlemeye çalışıyordu. Derken Salih amca ellerinde bavullarla göründü. Babam koşarak bavulları aldı Salih amca tekrar trenin içinde kayboldu. Bu seferde elinden tutuğu 3 yaşlarındaki çocukla göründü Işılay teyze görünürlerde yoktu. Biz artık ineceklerini beklediğimiz vagonun kapısının önündeydik. Salih amca indi babamla sarıldılar. Bizde çocuğu aldık ama hala Işılay teyze görünürlerde yoktu. Babamın sormasına fırsat vermeden. Salih amca ‘’Işılay da bir türlü arkamızı toplayıp inemedi’’ dedi. Bu sırada takım elbiseli bir adam yanımıza yaklaştı ‘’Salih bey fikirleriniz ilgimizi çekti bizimle çalışmak ister misiniz’’ dedi. Salih amca adamın uzattığı kartı cebine koyarken, memnuniyetle sizinle çalışmak isterim dedi adam indiği trene binerken el sallıyordu. Görevliler trenin yoluna devam edeceğine dair düdükleri çalmaya başladıklarında kapıdan Işılay teyzemde göründü. Kapıdaki yüksekçe basamaklardan inerken Pardösüsünün önü açıldı nerdeyse kasıklarına kadar bacağı göründü. Yanakları kıpkırmızı başörtüsünü de derme çatma bağlamıştı. Pardösünün yakalarını yukarı kaldırarak boynuna kadar örtmüştü. İçki kokusu da almıştım çakır keyifti hani. Tren yolculuğu çok yormuş olacak ki fena dağılmış haldeydi. Annemle kucaklaştılar. Annem öpüşürken

– bu ne hal kız.

– Sorma anlatırım

diyerek gülüştüler.

Yemek vakti çoktan geçmiş olmasından dolayı, eve geldiğimizde babam doğruca mangalı yakma işine koyuldu. Annem Işılay teyzelerin kalabilmesi için salonu hazırlamıştı. Kanepeleri açılmış, yastık ve piklerle yatak odasına benzetmeye çalışmıştı. Ortadaki sehpaları da kaldırmış geniş bir yer açılmıştı. Biz bayanlara da bavulları eve taşıma işi kalmıştı. Kardeşim Şenol küçük oğlanı çok sevmiş bahçede koşturuyorlardı. Ben elimdeki çantayla poşeti salonun köşesine bıraktıktan sonra balkona çıktım. Annemler Işılay teyzemle kapıdan girince fısır, fısır konuşuyorlardı. Beni çoktan unutmuşlardı bile.
Herkes bir arkadaş bulmuştu. Ben yine yalnız kaldım. Anemin duyulur şekildeki gülüşmesini duyunca içeri girdim koridorda konuşuyorlardı.
Işılay teyze anlatıyordu.

– Sorma Aslı’cım buraya gelmek için biletleri almış garda bekliyorduk. Garın girişine lüks bir araba yanaştı, içinden iki kişi indi, bilet aldılar. İkisinde zengin oldukları kıyafetlerinden belliydi. Hele bir tanesini sorma ilk gördüğüm anda istemeyerek dudaklarımı ısırdım hafif göbekli ve keldiler ama beni bir şey onlara doğru itiyordu. Bizim bindiğimiz trene binmeleri için dua ediyordum. Neyse bindik trene biz kompartıman almıştık. Neyse trende çok kalabalık değildi zaten geçtik bir yere. Adamlar aklıma girmiş çıkmıyorlardı. Eşyaları yerleştirdik, bilet kontrolünden sonra. Salih dedim Lokantası var mıdır bu treninin. Esasında binerken görmüştüm son vagonda lokanta yazdığını. Lokantaya gidip oturduk. Düşündüğüm gibi o iki adam da ordaydı. Başka kimse yoktu iki çay söyleyip oturmaya başladık. Adamlar içki masasını kurmuşlar yiyip içiyorlardı. Ben masaya otururken özellikle adamların bulunduğu tarafa bakacak gibi oturmuştum. Bir müddet sonra karşımda oturanla bakışlarımız kesişti ben doğruca gözlerinin içine bakıyordum. Adam önce eşimle çocuğumla beraber türbanlı bir bayan olarak gördüğü için bakışlarını kaçırdı. İçmeye devam ederken kaçamak bakışlarla da beni kesiyordu. Bizim çaylar çoktan bitmiş olmasına rağmen ben değişik mevzular açarak lokantada bulunma süremizi uzatıyordum. Adam anlamlı bakışlarımdan etkilenmiş olacak tuvalete doğru gitti. Kısa zaman sonra dönerken bizim yanımızda durdu. Benim oğlanı sevdi garsona seslenerek küçüğe bir şey ikram etmek için müsaade istedi. Ben sessiz kaldım Salih biraz ne gereği vardı falan derken garson kocaman bir dondurmayla gelmişti bile. Bizim oğlan iştahla dondurmadan yalarken adam kendisini tanıttı. Bilmem ne şirketinin ortağıymış Salih’le ayak üstü bayağı bir konuştular Salih’te son zamanlarda işindeki şartlardan pek memnun değil. Yapıştı adama. Sonra bizi masalarına davet ettiler.

Bu sırada bahçeden babamın sesi geldi.

– Sevgilim etleri alayım.

Annem Işılay teyzenin yanından ayrıldı mutfaktan ızgara için hazırlanan etleri buzdolabından çıkardı. Şimdi burada beni çağırabileceğini düşündüm salondan sessice çıkarak kapıdan giriyormuşum gibi Doğru mutfağa girdim. Annemin elindeki tepsiyi aldım. Koridorda çantaları almak için eğilen Işılay teyzede beni fark etmemişti.

– Babana söyle acele etmesin biraz gecikebiliriz haberi olsun.

Etleri aceleyle bahçeye indirip annemin söylediklerini babama ilettikten sonra geri döndüm. Beni görüp susmalarını istemiyordum. Salona geçmişlerdi yavaş hareketlerle, banyonun kapısı aralıktı, kapıyı kıpırdatmadan sıyrılarak içeri girdim. Kapının kenarından salonun cam kenarındaki kanepe ve salonun bir kısmı görünüyordu. Annemler ölü bölgede kalmışlar sadece konuşmaları geliyordu.

– Oturduk masaya bize de servis açıldı. Onlara eşlik etmeye başladık. Derken şişe bitti. Salih çocuk sıkıldığı için arada sırada dolaştırıp geliyordu. Bu sırada adamlar benden hoşlandıklarını açıkça söylediler. Masadan kalkıp trenin koridorlarında ilerlerken hemen bir vagon öndeki yatılı vagonun önünde ayrılmak için tokalaşırken adam kulağıma eğilerek bekliyoruz dedi.

Annem merak bildirir sesler çıkartıyordu arada.

– Kompartımana oturduk Salih onlara uymak için içkiyi de fazla kaçırmıştı. Canım oğlumda uyumuştu. Salih’e ‘’yediklerimden karnım ağrıdı tuvalete gideceğim’’ dedim. Çıkarken ‘’kabızım gecikirsem meraklanma sen uyu biraz’’ dedim. Doğruca koridorları geçip yataklı vagona gittim. Kapıyı tıklattım hemen açıldı sabırsızlıkla beni bekliyorlarmış. Üzerlerini soyunmuş sadece külotlarıyla duruyorlardı. Düşün sana kapıyı çalan kondüktör olsaydı. Ne hale düşerlerdi.
Gülüştüler.

– Üzerimdeki pardösüyü çıkarmadan daha adam ağzıma sokuverdi. O an kalitenin gücünü sevmiştim o kadar temizlerdi ki misler gibi kokuyordu pırıl pırıldı. Diğeri de bir eliyle giysinin üstünden göğsümü ellerken külotunun içindekini oynuyordu. ‘’Ağzımdaki küçüktü kız’’.
– Ne kadardı?
– İşte bu kadar.
Ne kadar olduğunu görememiştim ama Gülüşmeleri bu sefer daha uzun sürdü. Annem merak belirtir şekilde devam etmesi için bir ses daha çıkardı.
– Baktım adamlar karılarından başka bir şey görmemişler, belki de ömürlerinde ilk defa benim bakışlarım adamları yoldan çıkarmıştı. Onların acemiliklerine nazaran ben tüm hünerlerimi sergiliyordum. İkisinin de yatağın üzerine oturttum. Karşılarında ağır, ağır soyunmaya başladım. İkisi de çok heyecanlıydı. Düşüne biliyor musun trenin raylar üzerinde giderken çıkardığı takadak, tugadak seslerini kendime ritim yapmış striptiz yapıyordum. Göğüslerimi açmaya sıra gelince ‘’yüz görümlüğü isterim’’ dedim. Nefes alışları daha bir artmıştı. Ne istediğimi sordular. ‘’Salih’in işinden memnun olmadığını söyledim’’. ‘’Tamam kolay halederiz’’ dediler. Eğildim göğüslerimden her birini birinin ağzına verdim.
Annem
– orospuuuu
dedi.
– Geri çekildim kalçalarımı kıvırarak külotumu indiriyor gibi yapıp geri çekiyordum. Küçük Işılay da yüz görümlüğü istiyor dedim. Bu sefer diğeri ne istermiş dedi. Onu da kocam işe başlayınca takarsınız dedim. Önlerine yanaştım elleriyle çıkarmalarını istedim. Adamlar oracıkta bitmişti. İkisinin arasına oturdum kollarımı omuzlarına attım. Vücudumu emirlerine sundum. Kibar adamlardı doğrusu beni hiç sarsmıyorlardı. Baktım bizimkiler olmuş yatağa uzandım. Biri hemen apış aram da yerini almıştı. Bense öbür arkadaşınkini ağzıma almış yalıyordum. Ben daha ıslanmamıştım bile. İçimdeki geliyorum dedi. Hemen pozisyon değiştirdim ağzıma boşaldı. Bu sefer diğeri pompalıyordu. Peçeteyle adam önce ağzımı sonra penisini temizledi. Dudaklarıma yapıştı devamlı senin gibisini görmedim aşkım falan diyerek beni somururken diğeri geliyorum dedi. İçime bırakma korumam yok dedim göbeğimin üstüne boşalttı. Menilerini elimle vücuduma yedirmemi seyrettikten sonra yanıma uzandı. Göğsümü okşuyordu. İkisi de inmişti yataktan aşağı kaydım dizlerimin üzerine çömeldim onların yatak da oturmalarını sağladım ağzıma almaya çalıştım ama o kadar küçülmüşlerdi ki alamadım. Ellerimle oynarken beni aralarına alıp aynı anda iki deliğimden birden sikmelerini istedim. Bu fantezi onların kendilerine gelmelerini sağladı artık nerdeyse avuç içlerimi doldurur olmuşlardı. Birinin aletini emerek kıvama getirdim. O nu yatağa yatırırken hafifçe üstüne çıkarak içime aldım. Diğer deliğim böceğini bekliyor hadi deyince adam arkama geçti sürütüyor ama sokmuyordu. Acımasın dedi bende ilk olacak biraz ıslat dedim.
Annem
– yalancı
dedi.
– Adam yavaş, yavaş arka deliğime yarağının başını sokmuştu ki öbürünün ellerini sıkarak acıyor dedim. Benim ilk defa arkadan sikildiğime iyice inandırmıştım onları. Bir iki git gel den sonra geliyorum dedi arkamdaki ve içine boşaldı. Bende altımdakinin üzerinde rahatça ritmimi tutturdum. Diğeri tekrar temizleyerek yanımıza geldi. Dudaklarıma sarıldı. Altındaki bende yapabilir miyim? Deyince çok acıdı artık geri döndüğümüzde tadına bakarsın dedim. Gittikçe hızlanarak az sonrada onu boşaltma kıvamına getirdim tam gelirken kalçalarımı havaya kaldırarak çıkardı. Ben üzerine yığıldım. Bu arada ben beş altı kez boşalma numarası yaptığımdan adamlar kendilerinde süper güç varmış hissine kapılmışlardı. Bana bu tadı yaşattıkları için teşekkür ettim. Çırılçıplak daracık yatakta ortalarında ben olduğum halde yatarken birer sigara yaktık. Orada itiraf ettiler daha önce karılarından başka kimseyle birlikte olmadıklarını, İlk defa bir bayanın kendilerine oral ve anal deneyim yaşattıklarını. Sigaralar bitince dönüşte mutlaka beklediklerini söylerlerken ben giyiniyordum. Kendime çeki düzen verdikten sonra ayrı, ayrı öpüştük türbanımı bağladım. Biri cüzdanından çıkarttığı bir tomar parayı pardösümün cebine sıkıştırdı. Harçlık yaparsınız dedi. Ben kendilerinden hoşlandığım için yaptığımı söylediysem de geri almadılar. Geri dönüşümüzde bana hayal edemeyeceğim şeylerin beklediğini söylediler.
Annem;
– kızım anladığım kadarıyla bunlar trenden indiğinde göründüğün gibi dağıtamamışlar seni.
– Anlatıyorum işte. Tren bu sırada çok kalabalık olmuştu koridorda insan doluydu onlara sürtünerek Kompartımana vardığımda sağ taraftaki oturma yerine yayılmış eşimle oğlum uyuyorlardı. Karşı tarafa da iri kıyım iki üstleri başları döküntü. Adam oturuyordu. İlk etapta benim girmemden rahatsız oldular. Türbanlı halim onlara pek de cazip gelmemiş olmalıydı. Oğlumla eşimin arasındaki daracık yere oturdum. Bir müddet ses etmediler. Sonra senin çocuk mu, yolculuk nereye gibi sorularla beni çözmeye çalıştılar. Sonra yanlarında genişçe bir yer açarak gel rahat et dediler. Lehçeleri bozuktu doğuluymuşlar inşaatlarda çalışıp memleketlerine dönüyorlarmış. Bu arada kendi aralarında artık bilmiyorum Arapçamı, Kürtçemi konuşuyorlardı. Böyle uzunca bir zaman devam ettik ama ben başlamış ama bitirememiştim. Hormonlarım rahat durmuyordu. Kondüktör kapıyı açtı biletleri kontrol etti bizim biletlere daha önce baktığından bana ses etmeden ortama şöyle bir bakıp kapıyı kapattı. Saat gece yarısını geçmişti. Ben uyuyor gibi yapıyordum oturduğum yerde. Adamın bir tanesi yerinden kalkıp ışığı söndürdü. Perdeleri de sıkı, sıkıya örttü içerisi zifiri karanlık olmuştu. Bir müddet sonra omzuma yanımda oturan adamın omzu ara sıra dokunmaya başladı. Biliyorsun yarım kalmıştım içimdeki ateşe engel olamadım. Derin bir uykudaymış gibi adamın dokunuşlarından rahatsız olmadığımı hissettirdim. Bir süre sonra bir el yavaş hareketlerle önce bacaklarıma sonra kalçalarıma pardösümüm üzerinden dokunmaya başladı.
Dışarıdaki mangalın üzerindeki etlerin kokusu tüm ortamı sarmıştı. Annemle Işılay teyze tam karşımdaki kanepeden yapılma yatağın üzerine geçmişler. Burada oturarak sohbetlerini sürdürmüştü. Babamın sesi sohbeti böldü.
– on dakika sonra etler hazır.
Işılay teyze sonra devam ederiz diyerek ayağa kalktı. İşte anlayacağın tren gara girdiğinde adamlar hala beni sikiyorlardı ondan geç kaldım. Bu sırada üzerindeki pardösünün düğmelerini açtı. Çıkardı Işılay teyzem çırılçıplaktı sikilmekten külotunu giyemeye fırsat bulamamıştı. Annem çırılçıplak karşısında duran Işılay teyzemin çıplak vücuduna sarıldı dudağına öpücük kondurdu. İnan gerisini çok merak ediyorum dedi. Şimdi ben bahçeye bir şeyler götüreyim sende bu arada acele duş al bavullarını açmaya uğraşma yatak odasındaki dolaptan üzerine bir şeyler uydur sende gel geç kalma. Dedikten sonra mutfağa yöneldi. Banyoda sıkışıp kalmıştım. Üstüne üstük Işılay teyze doğruca buraya geliyordu. Kaçacak yerim yoktu mecburen yerimde beklemekten başka çarem kalmamıştı.Işılay teyzem aralık olan kapıyı açarak içeri girdi. Kapının arkasında put gibi nefes almadan bekliyordum. Kapıyı kapattığı an beni gördü.
– Ah canım sen burada mıydın. Demek gizlice bizi dinledin.
Kıpkırmızı olmuştum. Hiç ses çıkartamadım.
– Maşallah kız sen ne zaman büyüyüverdin bu kadar. Tam yemelik çağa gelmişsin.
Diyerek dudaklarıma yapıştı. İlk defa birisi beni böyle öpüyordu. Bende karşılık verdim çok hoşuma gitmişti. Bir keresinde Mert de dudağımdan öpmüştü ama böyle değildi. Daha çocukça bir şeydi. Sonra ellerini daha yeni patlamış memelerime götürdü. Kendi memelerini de hafifçe eğilerek benim dudak hizama getirdi. Oh tanrım ne hoş bir duyguydu bu. Babamın yaptığı gibi dil ucumla başlarını okşadım.
– Bizi beklerler duyduklarında bu da bizim sırrımız olacak tamam mı.
Başımı sallayarak doğruladım. Kapıyı açarak çıktım. Annem bahçeye inmişti. Bende bahçeye inerek aralarına katıldım.
Babamla Salih amca mangalın başında birer kadehte kendilerine rakı koymuşlar eskilerden anlatıyorlardı. Işılay teyzemde çok gecikmeden geldi. Annemin saten kırmızı geceliğini giymişti. Üzerine de Türban örtüsünü şal şekline getirerek omuzlarının üzerine atmıştı. Saat nerdeyse öğleden sonra 14.00 sıralarıydı. Annem kendisini uyararak
– Kızım burası küçük yer hiç olmazsa altına bir şey giy.
Diyerek ikaz edince haklısın der gibi yüzünde mimik belirdi. Geri döndü giriş kapısına doğru giderken. Babamla Salih amca yuvarlak daireler çizerek çalkalanan geceliğin altının sadece kalçalarının yarısını kapatabilmiş haline derin, derin bakmaktan kendilerini alamamışlardı. Bu sırada kardeşim Erkemle, küçük Efecan dal parçalarının üzerine binmişler bahçede at koşturuyorlardı. Işılay teyze altına eşofman giyerek geri geldi. Hepimiz çok acıkmıştık. Babam küçüklere beklemesinler diye ekmek arası köfte yapmış karınlarını doyurmuştu. Yemek faslı ortadaki rakının da sayesinde güneş batıncaya kadar sürdü. Bir ara yere düşen peçeteyi alayım diye masanın altına eğildiğimde, masanın altından annemin ayağını Salih amcanın bacaklarının arasında gezinmekte olduğunu gördüm. Bu kadar şey duymuştum ama bunu anneme konduramamıştım. Aralarında şakalaşıyorlardır diyerek üstünde durmadım. Artık hava kararmaya başlamıştı. Işılay teyze kendimi çok yorgun hissediyorum başımda dönüyor müsaadenizle ben biraz uzanacağım dedi. Annem ‘’bizim yatağa uzana bilirsin kapıyı da çek çocuklar rahatsız etmesin’’ dedi. Babamla Salih amca iyice sarhoş olmuş şarkılar söylüyorlardı. Annemde birkaç kadeh içmişti ama hala kendindeydi. Çocuklar koşturmaktan iyice yorgun düşmüşler. Sandalyenin üzerinde gözleri kapandı kapanacak haldeydiler. Annem ‘’Kızım yardım ette şu aslan parçalarını yerlerine yatıralım’’ dedi. Ben Efecan’ı koltuk altlarından tutum sanki rakıyı babamlar değil de Efecan içmiş gibiydi. Bir sağa bir sola yalpalaya, yalpalaya annemin arkasından götürmeye çalışıyordum. Balkonda kapıya uzak bizim yattığımız yatağa üzerlerini çıkarma uğraşı vererek yatırdık. Bahçeden boş tabakları da topladıktan sonra Annemle makineye dizdik. Annem hiç şeker katmadığı Türk kahvelerini babamlara götürürken ben ‘’Anne bugün çok terlemişim yoruldum da banyo yapıp bende yatacağım’’ dedim ‘’Sende balkona bizim yatağa yatarsın, biz biraz daha otururuz, babanları kendilerine getirecek şu ilacı içireyim önce’’ dedi. Gülüştük.. Ben banyo’ya girdim üzerimdeki her şeyi çıkartarak aynanın karşısına geçtim. Kendimi çok beğeniyordum ince sarı tüylerle kaplanmaya başlayan bikini bölgemi, benim avuçlarıma tama oturmaya başlayan göğüslerimi okşadım parmak uçlarımı dolaştırdım. Arkamı dönerek popo mu seyrettin annem hep çok güzel popo- mun olduğunu söylerdi. Kedisi’ni kini beğenmezdi. Anemin poposun dan daha şimdiden benimki büyüktü. Ama göğüslerini beğenirdi. Kendimi okşayarak orgazm olmak istiyordum ama nafile kendimi bir türlü uyaramıyordum. Kendimi duşun altına attım. Sıcak banyodan sonra odama geçtim üzerime Annemle kavgalar ederek aldırdığım onunkine benzeyen ipek geceliğimi giydim. Uzun saçlarım hala ıslaktı. Saçlarımı önce havluyla güzelce kuruladıktan sonra özenle tarayıp makineyle fönledim. Annemle babamın saçları siyahtı ama benimkiler sarıydı. Annemde, babamda saçlarımı çok severlerdi. Babam hep büyük annesine benzediğimi, onunda saçlarının benim gibi sapsarı olduğundan bahsederdi. Ben onu hiç görmedim. Balkona çıktım. Annem babamla Salih amcanın arasına oturmuş iki sarhoşu kendine getirmeye çalışıyordu. İkisi de kucaklar gibi kollarını annemin üzerine dolamış. Sırayla bir biri öpüyor sonra öbürü. Evimizin etrafı tamamen bahçeyle çevrili olduğundan dışarıdan birinin içeriyi görmesini bahçedeki sık ağaçlar önlüyordu. Ben babamların o kadarda sarhoş olmadıkları kanaatindeydim çünkü babamı çok sarhoş görmüştüm bugün sanki çocuk gibi şımarıyordu sadece. Balkondan tam olarak göremiyordum ama Salih amca alttan annemi karıştırıyordu sanki. Bu sırada bekçi amcanın uzaktan düdük sesi geldi. Annem içerde devam ederiz diyerek babamları içeri gönderdi. Ben hemen cibinliğin içine girerek yatağın üzerine kendimi attım. Salona gelmişlerdi. Seslerden babamın televizyonu açmaya çalıştığını anladım. Salih amca balkona gelmiş bizi kontrol ediyordu. Yanımdan geçerek aslan parçalarının bulunduğu yatağa vardı. Üzerleri açılmıştı. Pikeyle üzerlerini örttü. Sonra benim bulunduğum yatağa gelerek bana baktı orda olduğunu biliyordum ama göz kapaklarımı titretmeden derin uykudaymışım rolündeydim. Salih amca buna inanmış olacak ki yatağa atlarken sıyrılarak amımın birazının açılmasına neden olan geceliğimin altımdan sarı am tüylerimin birazını açıkta bırakmış kapatamamıştı. Salih amca beklide alkolünde etkisiyle elini hafifçe bacaklarımda dolaştırarak göğüslerime ulaştı.içime sutyen giymediğim için taş gibi olan memelerimi hafifçe okşadı çok kısık bir sesle ‘’Sen olmuşsun artık’’ deyip açıkta kalan sarı kıllarıma hafifçe bir öpücük kondurup pikeyi üstüme örtüp içeri girdi. Ben gittiğinden emin olduktan sonra gözlerimi açtım. Salih amcanın davranışı gururumu okşamış, çocukluktan çıkıp genç kız olduğum duygusuna bu son noktayı koymuştu. Artık ben genç kızdım. Babam televizyonun karşındaki kanepeye uzanmış olduğundan bu açıdan göremiyordum. Gözüm televizyona takıldığında çok şaşırmıştım. Babam evde Salih amca olduğu halde porno film seyrediyordu. Babamı daha öncede birkaç sefer porno film seyrederken yakalamıştım ama Salih amcayla garip gelmişti. Salih amca üzerindeki elbiseleri çıkardı sadece baksırı kalmıştı diğer kanepeye de o uzandı. Bu arada ben ilk defa porno film seyretme imkanı buluyordum. Ben babamın penisini görünce dünyadaki en büyük penis olabileceğini düşünmüştüm ama televizyonda daha devasaları kadınların köküne kadar vajinalarına girip çıkıyordu. Bu penisler bana girse ağzımdan çıkardı sanırım. Babam kalkıp ışıkları söndürdü. Salondaki ayaklı ayarlanabilir lambayı yakarak ışığı iyice kıstı. Salon loş görümüme bürünmüştü. Babamla Salih amaca baksırlarının içine elerini atmış filminde etkisiyle penislerini oynuyorlardı. Ben filme dalmıştım ki annem banyodan çıktığı halde üzerine havluyu sarınmış. Salona girdi. Salih amca ‘’Işılay geliyor mu’’ diye sorunca annem ‘’ Çok yorgun tren sarsmış melekler gibi uyuyor iştahınızı yarına saklayın bugün benle idare edeceksiniz’’ dedi. Üzerindeki havluyu salonu kaplayan uzun tüylü halının üzerine sererek çırılçıplak olduğu halde üzerine sırt üstü uzandı. Babamla Salih amca avını parçalamaya gelen aç kurtlar gibi bulundukları kanepeden sıyrılarak annemin yanına doğru hareketlenmişlerdi ki annem üzerinde yattığı havluya sarınarak ‘’ Leş gibi mangal kokuyorsunuz banyo yapmadan olmaz’’ dedi. Babamla Salih amca mecburen banyonun yolunu tutmuşlardı. Onlar gidince annem tekrar üzerine sardığı havluyu açarak televizyondaki filmi izleme başladı. Yastığımı ayakucuma doğru koyarak yavaşça pozisyon değiştirdim. Bu açıdan kendime de rahatsızlık vermeden rahatça salonun tüm ayrıntılarını görebiliyordum. Annem yattığı halde eline almış olduğu nemlendiriciyi vücuduna sürüyordu. Göğüslerine,karına bacak arasına sürdükten sonra oturur vaziyete gelip bacaklarına ve yetişe bildiği kadar sırtına yedirdi. Canım anneciğim kendini sikicileri için hazırlıyordu. İşini bitirdikten sonra elindeki nemlendiriciyi kanepenin yanına bırakıp beklemeye başladı. Salona ilk öce Salih amca girdi. Tamamen çıplaktı elindeki küçük el havlusu ile kurulanmaya çalışıyordu. Önünde babamınkinin büyüklüğündeki erkeliği sallana, sallana annemim yanına varıp dizlerinin üzerine çöktü. Kısık bir sesle ‘’ Seni ne kadar çok özledim bilemezsin’’ Salih amca anemin yanına halıya uzanarak dudaklarına yumuldu. Annemde ‘’ Ya ben ne yapayım bu dağ başında’’ diyerek karşılık verdi. Babamın göğsünde hiç kıl yoktu ama Salih amcanın göğüs kısmı göbeğinin üstüne kadar kıllıydı. Elleri annemin muhteşem göğüslerinde bir an olsun durmaksızın çalışıyor sanki onları yoğuruyordu. Annemde bir elini Salih amcanın göğsündeki kıllı bölgeye atmış okşuyordu. Anladım ki annem göğsü kıllı adamlardan hoşlanıyordu ama bana hiç çekici gelmemişti. Ben babamınki gibi tertemiz göğsü olanları tercih ederdim. Annem yavaşça dudaklarını yan yatmakta olan Salih amcanın göğsünde meme uçlarında gezdirdiği dilini kullanmak suretiyle onu sırt üstü yatırdı. Tamamen idareyi ele alarak alt taraflara doğru iniyordu. Salih amca esmer tenliydi. Ama sadece göğsünde kıl vardı karın bölgesinin başladığı yerden itibaren bacaklarına kadar tek tüy yoktu. Pazılı kolları, babamınkinden daha geniş omuzları vardı. Annemin dil darbeleri bazen kasılmasına neden olsa da ses çıkarmıyordu. Sonunda annem muazzam yere gelmiş. Roller değişmiş avını parçalayan kaplan oluvermişti. İnik olduğu halde yürürken bacaklarının sağına soluna vuran alet annemin dudaklarının arasındaydı. Annemin iştahından çok zevk aldığı belli oluyordu. Yavaş, yavaş alet annemin ağzının içinde yükseliyordu. Az önce nerdeyse köküne kadar ağzının içine doldurabilirken şimdi ancak yarısını alıp geri çekiliyordu. Salih amcanın yarağı çok biçimli sanki özenle yaratılıp oraya monte edilmiş gibiydi. Tamamen traş’lı olduğundan annemin ağzına kıl gelmiyor bu da ağzından sular akarak yalamasına neden oluyordu. Annem tadına bakmadık nokta bırakmamaya kararlıydı. Kalktıktan sonra ağzına girmeyen yarağın geri kalan bölümüne geçmiş. Taşaklarına kadar her yerin diliyle analizini yapıyordu. Salih amcanın yarağı kıvamına gelince annem geldiği yoldan aynı yavaşlıkta yukarı doğru çıkıp, Salih amcanın üzerine tamamen uzanarak dudaklarına yumuldu. Annem loş ışıkta köy ekmeğinin üzerine konulmuş taze kaşar gibiydi. Salih amca yavaşça halının üzerinde annemi çevirerek üzerine çıktı. Tekrar roller değişmişti. Süzülerek memelerine geldi sanki annemin memeleri daha büyümüş gibiydi. Salih amca yalamıyor, emiyor-somuruyordu. İşte o an annemin yerine orada olmak istemiştim. Elleri hala memeleri okşadığı halde aşağılara inmiş karın bölgesini diliyle inceledikten sonra başını hedefine sabitleyerek şapırtıyla vajinasına geçmiş annemin halının üzerinde kıvranmasına neden olmaya başlamıştı. Annem elleriyle halının tüylerine yapışmış koparmaya çalışır gibi sıkıyordu. Artık annemin dayanacak gücü kalmamış bacaklarıyla başını sıkıştırıp am’ını Salih amcadan kurtarmak istiyor gibiydi. Aneminde kıvama geldiğini anlayan Salih amca annemden daha hızlı yukarı çıkarak dudaklarına geldiğinde annemin bacakları açılmış üzerindeki kusursuz beden her şeyiyle yerini bulmuştu.Baş kısımları bana doğru dönük olduğundan tam olarak giriş çıkışı göremiyordum. Ama kalçalar yukarıdan aşağı doğru inerken zevkten suları taşan annemin amının vıcık, vıcık diyerek ses yaptığını duyabiliyordum. Daha yeni başlamışlardı ki annem şimdiden mest olmuş halde tamamen gevşemişti. Salih amca belini saran bacaklara rağmen temposunu giderek artırdı. Bu sırada anneciğim kaç kere kasıldı gevşedi sayamadım. Salih amca hızla devam ederken gözlerini annemin gözlerine dikmiş annem başını sallayarak onaylamasının ardından şılap seslerindeki volüm yükselmişken kesik, kesik bir iki hareketin ardından gevşeyerek halının üzerine tamamen yayılan annemin üzerine bayılarak kapandı. Bir süre orada hareketsiz olarak kaldıktan sonra dudaklarını tekrar birleştirdiler. Bu arada da kısık sesle gülüşüyorlardı. Annem ‘’ çok güzeldi’’ dedi Salih amca tekrar öperek karşılık verdi. Bunlar olurken babamdan ses yoktu. Sanırım oda Işılay teyzeyle ilgilenir olmalıydı. Ama dün gece Işılay teyzem tonajını fazlasıyla aldığından hiç şansı yoktu. Annemle Salih amca temizlenmek için banyoya geçtiler. Bu arada bende boş durmamış bütün bunları seyrederken ıslanmış olan amcığımdaki kaygan sıvıyı parmak uçlarımla taşıyarak annem gibi memelerime sürmüştüm. Salih amca basitçe temizlendikten sonra babamla beraber salona geri geldiler. Babam Salih amcaya ‘’ Ne yaptın Işılaya yahu kıpırdayacak hali kalmamış. Ne yaptıysam nafile kalkmadı’’ Salih amcada bir neden söyleyemedi. Bu sırada hepsi sigaralarını yakmış orgazmın arkasından tellendiriyorlardı. Annemi bu ikici defadır sigara içerken görüyordum. Demek ki sadece seviştikten sonra içiyordu. Bende o an sadece seviştikten sonra sigara içmeye karar vermiştim. Annem lafa girdi ‘’Dün gece kadın senin için kendini feda etmiş dokunmayın’’ dedi ve basitçe trendeki olaydan bahsetti. Ama inşaat işçilerinden hiç bahsetmedi. Salih amca ‘’ Vay zübükler demek beni değil karımı işe almışlar, birde bana fikirlerin hoşumuza gitti demezler mi’’ diyerek hayıflandı. Bu sohbetle beraber sigaralarda bitmişti. Annem kocasının yanına gelerek ‘’Demek bunca zamandır boşa kürek çektin sevgilim’’ diyerek sönmüş vaziyetteki penisine bir öpücük kondurdu. Babam gülümsedi ‘’Ben size demedim mi bu gece benle idare edeceksiniz diye’’ Babamın eli annemin göğüslerini okşarken Annem ‘’Kocacığım sana çok teşekkür ederim bana böyle güzel anları yaşama fırsatı verdiğin için’’ Ben Işılay la konuşurum sana bir sürpriz hazırlar’’ diyerek babamın da gönlünü almaya çalışırken okşamakta olduğu yarağı yalamaya başladı. Babamda karşılıksız bırakmayıp elinden geldiğince annemin vücudunda ellerini gezdirerek okşuyordu. Annem işini çok iyi yapıyordu. Kısa zamanda Salih amcayla aynı boydaki ama biraz ince olan yarağını ağzından kaçırınca göbeğine zınk diye vuracak hale getirdiğini görebiliyordum. Babamı sırt üstü halının uzun tüylerine yatırarak iki ayağının üzerinde çömelip vajinasına denklediği yarağın üzerine otururken, yarak yavaşça içinde kayboldu. Babamın iki elinden iki eliyle tutmuş dengesini sağlayarak defalarca oturdu kalktı yorulmuş olacak ki hala içinde olduğu halde diz kapaklarını halının üzerine koyarak çalkalamalı dans gösterisine başladı. Annemin göğüsleri bu çalkalamaya rağmen çok az salınım la ritmi yakalamıştı. Bazen kalçasını ileri geride yaparak am’ın içindeki yarağın basıncını yükseltiyordu. Salih amca yeteri kadar annemim havasını aldığından daha rahat şekilde hakimiyetini sağlamıştı. Babamla, annemin elerini tutan parmaklar birbirine kenetlenmiş haldeyken babam kollarındaki damarlar görünür hale gelecek şekilde annemin ellerini sıkıyor du. İkisin inde beyaz teni ışığı bana doğru öğle güzel tonla yansıtıyordu ki ayla, denizin ışık dansı gibiydiler. Annemi sırt üstü pozisyona alarak dudaklarıyla dudaklarına sarıldı bu sefer arkaları bana dönük olduğundan her giriş, çıkışı çok net görebiliyordum. Yuvasına giren yılan gibi babamın geniş kalçaları altında anneciğimin küçücük kalçaları kaçacak yer bulamayıp çaresizce açılan penceresinden yapılan sondalama ya teslim olmuşa benziyordu. Babamın yarağı geri gelirken yarağı sarmalamış olan am dudakları geri dönüşe yakalanıyor bir miktar gerilerek tutmaya çalışıyor ama dayanamayıp bırakmak zorunda kalıyordu. Babamın kalçaları gerilerek karın kaslarının yardımıyla dirayetinin son noktasındaki yarak baş kısmı içinde kalacak kadar geriledikten sonra ileri harekete geçtiğinde anneciğimin am dudakları yaraktan önce tersine kıvrılarak içeri giren transit yolcusunun tüm hatlarını okşuyordu. Bunu seyretmek güzeldi ama ben bu seferde annemin boşalmadan önce dudaklarının seğirmesini, gözlerinin yaşarmasını. Babamın gerilen boyun damarlarını da görmek istiyordum. Annemin bal kutusundan gelmeye başlayan ıslaklık babamın hareketiyle yarağının her tarafını kaplıyordu. Annem yine halıyı tarlada ot yolan kızlar gibi kavramış kopartırcasına asılıyordu. Babam hızlandıkça bal kutu coşmaya kazan olup taşmaya başlamıştı. Cork sesleri istem dışı odayı kaplıyorken babam son hızlı hareketinden sonra çıkarttı, eliyle sıvazlar halde annemin göğüslerine doğru fışkırmaya başladı. Hemen yan tarafına yığıldı. Annem üzerine fışkıran sıvıyı vücudunda dağıttı. Sonuna kadar hadiseyi benimle beraber seyreden Salih amca annemin biracık kendisine gelmesini bekleyip yanındaki yerini aldı. Siki eski kıvamındaydı. Annem babama dönmüş kucaklaşır gibi sarılmış öpüşüp koklaşıyorlardı. Küçücük kalçaları Salih amcaya dönük olduğu halde iken Salih amca boş durmuyor hala ıslak olan amına sikinin başını sokup çıkarıyordu. Sikini annemin am sularıyla iyice ıslatan Salih amaca küçücük kara nokta gibi görünen yerine sürtüyor hatta bastırıyordu. Annem eliyle Kanepenin altında duran nemlendiriciyi işaret etti. Salih amca nemlendirici kremi alarak boca kara deliğe döktükten sonra parmaklarıyla delik çevresine masaj yapıyordu. Babama sıkı, sıkı sarılmış olan annem az sonra tadacağı anal zevkin stresindeydi. Salih amca biraz uğraştıktan sonra yumuşatmayı başarmış. Baş parmağını nerdeyse tamamen sokup çıkarır konuma gelmişti. Parmağını çıkartınca açık kalan arka penceren içeriye bolca nemlendirici döküp bu seferde iki parmağını birleştirerek anneciğimin popo sunu kıvama getirmeye çalışıyordu.Annemin dudaklarını babam tamamen ağzının içine almış bağırmasını engellerken Salih amca yarağının üzerine de biraz krem döküp itelemeye başladı o kocaman şeyin başı daracık delikte yerini aldığında annem acıdan boşta kalan eliyle Salih amcanın popo sunu şaplaklı yordu. Biraz daha iteleyen Salih amca nerdeyse yarısına kadar girmişti. Annemin boştaki elini tutarak iteledi.kasıkları tamamen annemin kalçalarına dayanmış hale geldiğinde dudaklarını babamdan kurtaran annem öğürtü tarzında ses çıkararak sanki bayıldı. Hareketsizce duruyorlardı. Sanırım sesten dolayı ürkmüşler olacak ki balkondan ses geliyor mu diye kulak kabarttılar. Annem babamın dudaklarına tekrar sarılarak yaşam belirtisi gösterdi. Salih amca kısa hareketlerle götün içindeki yerini genişlettikten sonra daha uzun girip çıkmaya başlamıştı. Hatta bir müddet sonra annem kalça hareketleriyle karşılık vermeye bile başlamıştı. Bu sırada babam kendini ileriye sürünerek çektiğinde annem önünde başını hafif sağa bükmüş yarağı buluverdi. Eliyle kavrayarak emerken arkasına girip çıkan yarağın ritminde dansına tekrar başladı. Müzik sona ermiş dans bitmişti. Salih amca annemi kucağına alarak sikini hiç çıkartmadan sırt üstü yattı artık annem analını kendi zevkine göre idare ediyor kalkıp oturuyordu. Salih amcada boş durmuyor kalçalarının tamamını kapsayan elleriyle inip çıkarken yardımcı oluyordu bu sırada ayağa kalkan babam annemin ağzına sikini yerleştirdi. Annem emerken o da saçlarını okşuyordu. Babam tekrar dirayetli günlerine geri dönmüş annemin ağzından kaçan yarak yay gibi gerilerek babamın göbeğine doğru çarpar hale gelmişti. Annem Salih amcanın göğsüne sırtını vererek uzandı. Salih amcanın sikini kalçaları tamamen içine almış halde iken bacaklarını ayırdı am’ı tabak gibi açılarak tüm güzelliğini teşhir eder hale gelmişti. Salih amca iki eliyle annemin güzelim göğüslerini okşuyordu bir yandan da. Babam tabak gibi durarak açılmış dudaklara sikinin başını getirerek ellerinden destek alıp annemin üzerine yerleşti içine girdi. İki tane irice yarak annemin vücudunda sörf yapıyordu. Bu pozisyonda annemin sikilmekten başka yapabileceği bir şey yoktu. Komutayı babam almıştı Salih amcayla da bazen tökezlese de ritmik hareketleri yakalayabiliyorlardı. Babam yüklenince diğeri çıkıyor, babam geri çıkartırken diğeri bastırarak giriyordu herhalde annemin içinde dışarı çıkmadık sıvı dokunulmadık duvarı kalmamıştır. Altta Salih amca zorlanmaya başlamıştı. Babam annemin elinden tutarak kaldırdı. Kalkarken anal yoldan çıkan yarak fılop diye bir ses çıkardı. Salih amcada ayağa kalkmıştı. Annemi kendine çevirerek dudağına bir öpücük kondurdu. Kalçalarından tutarak havaya kaldırdı, annemde boynundan sarılmış bacaklarını beline kenetlemişti. Salih amca bir elini kullanarak denkledi ve yine annemin vajinasının içindeydi. Babamda sikinin başını hafifçe nemlendiriciyle yağladıktan sonra hafifçe dizlerini kırarak boşta kalan arka deliğine yerleşti. Salih amca iki eliyle kalçalarından babamda belinden tutmuş annemi kaldırıp indirmeye başladılar. Yarakların ikisi birden aynı zamanda girip çıkıyordu. Annem aralarında salıncakta oturur gibi kalmış bir elini Salih amcaya diğerini de babamın baba’mın omzuna atmış top misali kucaktan kucağa geziyordu. Annem bu performansın etkisiyle iki erkeğin arasında oldukça terlemiş pamuk gibi olmuştu. Annem zevklerin doruklarına çıkarken kendisini kucaklayan hangi erkeği öpeceğini şaşırıyor daha rahat durumdaki Salih amcaya her orgazmında dudaklarını kenetliyor bitene kadar somuruyordu. Babam Salih amcaya gelemeye yakın olduğunu işaret etti Salih amcamda onayladı annemi artık öylesine hızlı indirip kaldırıyorlardı ki annemin saçları ahenkle dans ediyordu. Hızdan son saniyeler olduğu anlaşılıyordu. Annemin deliklerinden yaraklarını çıkartıp halıya dizlerinin üzerinde bıraktılar. Elleriyle mastürbasyon yaparak büyük bir heyecanla beklemekte olan annemin memelerine, yüzüne fışkırdılar. Nihayet sona ermişti. Annem bulunduğu yere sağ kalçasının üzerine devrildi. Kesik, kesik nefes alıyordu bu sefer vücudunda bolca bulunan menileri göğüslerine sıvazlayarak yavaş, yavaş yedirdi. Kim bilir beklide muhteşem göğüslerinin sırrı budur. Herkes çok yorulmuştu. Bir süre dinlendiler. Yattıkları halının üzerinde annem ortada olmak suretiyle tekrar bir araya geldiler. Hepsi çok zevk almıştı. Bu güzel dakikaları yaşama olanağı sağladığı için birbirlerine teşekkür edip duruyorlardı. Arada gülüşüyor şakalaşıyor olayın son hazlarını yaşıyorlardı. İşin aslı sanki en çok ben yorulmuştum belimi kaldıracak dermanım kalmamıştı annem kadar olmadıysa da bende defalarca orgazmı yaşamıştım. Nerden bilebilirlerdi kendileri bu mutluluğu yaşarken küçük kızlarını da mutlu ettiklerini ama aralarında olmak isterdim özellikle halının üstünde öylece yatıp işin en zevkli halini yaşarlarken. Biran evvel yastığı diğer tarafa koyup yönümü değiştirmem lazımdı yoksa bir çuval inciri berbat edebilirdim. Son bir gayretle yastığı yavaşça diğer uca bıraktım tam bu sırada elimin üstüne dayanarak diğer tarafa geçecektim. Elim kaygan ıslaklığa denk geldi yokladım çarşafa kadar am sularım işlemişti. Herhalde yanlış söyledim anneciğim en az bende senin kadar bal kutumdan sıvı salgıladım. Bitmiştim dökülüyordum rüya görecek bile halim yoktu gözlerim kendiliğinden kapandı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*