Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 8. Bölüm

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 8. Bölüm
ALINTIDIR

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 8. Bölüm! ( 30 Y., Konya / Türkiye)

Tatile gitmemize daha birkaç gün vardı. Zarife’yi siktikten birkaç akşam sonra, evini kullandığım arkadaşım Sedat’a uğradım. Sedat muhafazakâr bir adamdı, ama aramızda eskiye dayanan dostluğa güvenerek evini o şekilde kullanmama müsaade ediyordu. Karşılığında ben de ona siktiğim bazı kadınları ayarlıyordum. Yoksa onun kadın sikebileceği yoktu. Sedat’a, “Senin şu alt katta kimler oturuyor?” diye sordum. “Haa, onlar mı? Emin abiyle karısı. Çok iyi insanlardır ikisi de. Çok olmadı taşınalı. Hayırdır, niye sordun?” dedi. “Yok birşey…” dedim. Daha fazla konuşup onun dikkatini çekmek istemiyordum.

Sedat’ın evinden çıkmış merdivenlerden aşağı iniyordum. O sırada binanın giriş kapısında 55-60 yaşlarında bir adam ve kara çarşaflı, sadece gözleri görünen bir kadınla karşılaştım. Adamla birbirimize selam verdik. Kadın adamın arkasında kalmıştı. İlk önce anlamadım, ama sonra onun geçen akşamki kadın olduğunu anladım. Mavi gözlerinden o olduğunu anlamıştım. Kendi kendime (Vay bu ne böyle, geçen akşamki haline bak, bir de şimdikine!) dedim. Üzerinde, ayak bileklerine inen kara çarşafı vardı ve altında ince siyah çoraplı ayakları görünüyordu. Siyah renkli yüksek topuklu bir ayakkabı giymişti. Onlar yukarı çıkarken ben de binadan çıktım. Kadının iki farklı görüntüsü beni çok şaşırtmıştı.

Esra’nın okulu kapanmıştı. Yola çıkmadan önce, karım ve kızları ile birlikte tatil için alışverişe gittik. Esra annesi ve ablası gibi değildi, mayo istedi. Ona güzel bir mayo aldık. Özge de mayo alma taraftarı gibi görünüyor, ama annesinden çekiniyordu. Karıma, “Sana da Esra’nınki gibi bir mayo alayım!” dedim. Ama karım, “Ben giymem öyle şey!” diye tepki gösterince, karıma ve Özge’ye, yarı kapalı birer mayo aldım. Sonra karıma, “Tatilden önce vücudundaki tüyleri aldır istersen!” dedim. Bu sözüm onu incitmiş gibiydi. Karım ve kızlarını bir güzellik merkezine bıraktım. Kredi kartımı karıma verip, “Buradan hesabı ödersin. İşiniz bitince beni arayın!” dedim.

Evlendiğimden beri geçen zamanda, karımla, Özge ve Zarife ile sikişmiştim. Ama aklım, nedendir bilmem geçen akşamki kadında kalmıştı. Karım ve kızları beklerken Sedat’ın evine uğrayayım dedim. Yolda karım aradı ve “Burada çok sıra var. Üçümüzün işinin bitmesi 3-4 saati bulur. İstersen çıkalım?” dedi. Bense, “Gerek yok, bekleyin. Bitince haber verirsin!” dedim. Evin olduğu sokağa geldim. Gündüz vakti sokakta pek kimse yoktu. Merdivenlerden çıkarken kadının kapısının önünden geçtim. İçerde çalışan elektrikli süpürgenin sesini duyuyordum. Kapının önünde onun olduğunu tahmin ettiğim bir çift terlik vardı. Sedat’ın eve girdim. Buraya neden geldiğimi, ne yapmaya çalıştığımı düşündüm bir ara. O kadınla beraber olmak istiyordum. Ama o kadının kalkıp böyle bir şeye onay vereceğini düşünemiyordum…

Zarife’yi aradım. Ona, “Eğer istiyorsan geçen akşamki daireye gel!” dedim. Fakat Zarife, “Şu an müsait değilim!” diyerek telefonu kapadı. Zarife gerçekten zilli çıkmıştı. Evden çıkmaya hazırlanırken Zarife aradı ve “Tarif etsene o evi, ben şimdi kendim çıkartamam.” dedi. Sevinmiştim, evi tarif ettim, “Taksiyle gel, parasını ben veririm!” dedim. On dakikaya kalmadan Zarife gelmişti. Ben de apartmanın önüne indim. Taksiciye parasını verip gönderdim. Zarife üzerinde günlük kıyafeti ile gelmişti. Ona, “Nereden geliyorsun böyle?” diye sorunca, “Evden geliyorum. Kaynanama, kardeşime gidiyorum diye söyledim. Hazırlanıp giyinsem bir şeyler düşünebilirdi yoksa!” dedi. Ona hak vermiştim.

Zarife ile eve girdik. Zarife yine üzerine uzun krem renkli pardesüsünü giymişti. Onu çıkarınca altında çiçekli basma eteği ve koyu mavi, önü düğmeli bluzu ile kaldı. Başını büyük bir türbanla bağlamıştı. Ayağında da kalın siyah çorapları vardı. Onu salondaki kanepeye oturtarak dudaklarından ve yanaklarından öpmeye başladım. Bir taraftan da elimi memelerine atmış, bluzunun üzerinden okşuyordum. Elimi bluzunun içine soktum, sutyen takmamış, içine atlet giymişti. “Evin içinde sutyen takmayı sevmiyorum, sen arayınca aceleyle çıktım, onun için sutyen takmadım!” dedi. “Önemi yok, böyle daha güzel!” dedim. Atletin altına elimi atıp koca memelerini yoğurmaya başladım, meme uçlarını sıkıyordum. Zarife hafif hafif inlemeye başlamıştı. Alttan elimi eteğinin altına soktum bu kez, kalın çorapları dizlerinin üzerine kadar geliyordu. İçine aynı karım gibi paçalı bir külot giymişti. Külotunu aşağı sıyırıp elimi amına attım. Amı biraz sulanmıştı. Koltukta rahat edemiyordum, “Hadi gel, yatak odasına gidelim!” dedim. Yatak odasına girince perdeleri çektim. Soyundum ve çıplak kaldım, Zarife gözlerini yarağıma dikti yine. Soyunmaya başlamıştı, ama ona, “Sen böyle kal, soyunma!” dedim.

Ona yatağın kenarına oturmasını söyledim. Oturunca yanına yanaştım, ben birşey demeden yarağımı eline aldı ve sıvazlamaya başladı. Bir çocuğun oyuncağı ile oynaması gibi yarağımla oynuyordu. Yarağım yavaş yavaş kalkmaya başlamıştı. Bu kez yarağımı ağzına aldı. Geçen seferkinden daha iyi yalıyordu bu defa. Yarağımı yalarken yüzünün aldığı ifade çok tuhaftı. Aç bir hayvanın yemeğine saldırmasına benziyordu. Yarağımı emiyor, taşaklarımı sıkıyordu. Hatta bir ara taşaklarımı o kadar sıkmıştı ki, “Ne yapıyorsun?” diye bağırdım. Zarife’nin yaptığından haberi yoktu, o farkında değildi. Bağırdığımı duyunca kendini geri çekti. Tekrar başını tutup yarağıma yanaştırdım. Yine aynı şekilde yalamaya başladı. Bu sefer ellerini kalçalarıma koymuştu. Yarağımı biberon gibi emiyordu. Müthiş bir keyif alıyordum. Böyle giderse ağzına patlayacaktım, başını geri itip, “Tamam, bu kadar yeterli!” dedim.

Onu ayağa kaldırıp yatağın kenarına ellerini koyarak domalmasını söyledim. Zarife çok heyecanlıydı, dediklerimi itiraz etmeden yapıyordu. Dediğim gibi yapınca arkasına yanaşıp eteğini beline sıyırdım. Paçalı külotunu ayaklarından sıyırarak çıkarttım. Bembeyaz ve tombul göt yanaklarını okşamaya, yoğurmaya başladım. Göt deliği sikilmeyi bekler halde açıktı yine. Diz çökerek dudaklarımla amına yumuldum. Zarife’nin amından ve götünden müthiş bir ter, idrar, osuruk kokusu geliyordu. Ancak temizlenmek, banyo yapmak için vaktimiz yoktu. Kokuyu hissetmemeye çalışarak amını emmeye başladım. Zarife derin bir “Ohhhh!” çekti, ellerini saçlarımda gezdirmeye başladı. Başparmağımı göt deliğine soktum, ağzım ve dilimle de amını yalıyordum. Zarife aldığı zevkle yüksek sesle inliyordu. Am dudaklarını emiyor ve ısırıyor, dilimi amının içlerine sokuyordum. Bir süre böyle devam ettim. Sonra biraz doğrularak amını yalamayı bıraktım.

Göt deliğindeki başparmağımı da çıkardım. Göt yanaklarını şiddetle yoğurup, sıkıyordum. Sonra götüne birkaç sert şaplak attım. Zarife “Ahh!” diye yerinde zıpladı. Götünü yoğurdukça, “Uff, uhh, ımm!” diye inlemeye devam ediyordu. Sağ elimin orta parmağını göt deliğine soktum ve parmağımı içinde çevirmeye başladım. Ardından işaret parmağımı da soktum. Yavaş yavaş götünün deliği daha fazla açılmaya başlamıştı. İki parmağımı götünün içine hızlı hızlı sokup çıkarırken, Zarife daha çok inlemeye başladı. Yavaş yavaş yüzük parmağımı da sokmaya başladım. Zarife’nin götü iyice açılır olmuştu. Üç parmağımla içine rahatlıkla girip çıkabiliyordum.

Sağ elimin üç parmağımı götünde çalışırken, sol elimin parmaklarını da amına soktum. Şimdi hem amında hem de götünde parmaklarım çalışıyordu. Zarife kurbanlık hayvan gibi böğürüyordu. Göt deliği, içine giren parmaklarımla bir açılıp bir kapanırken, amına giren parmaklarım vıcık vıcık olmuştu. Zarife’yi aynı anda hem amından hem götünden sikmek istiyordum. Amının ve götünün içindeki parmaklarımı çıkarıp ayağa kalktım. Banyoya geçerek ellerimi iyice yıkadım. Geçen sefer olduğu gibi tekrar buzdolabını açarak istediğim gibi bir şeyler aradım. Alt çekmecede birkaç salatalık vardı. En büyüğünü alıp güzelce yıkadım. Yatak odasına döndüğüm zaman Zarife soyunmuş ve yatağa uzanmıştı, “Giyinikken rahat edemiyorum!” dedi. Koca memelerini görünce sikim kalktı. Zarife bakımsız bir kadındı. Kocası evde olmadığı için kendine bakmıyordu. Vücudundaki tüyleri, kılları bu nedenle almıyordu.

Elimdeki salatalığa bakarak, “Onu ne yapacaksın, acıktın mı?” dedi. “Birazdan anlarsın!” dedim. Yanına uzanarak memelerini öpmeye, emmeye başladım. Ellerim de boş durmuyor, kalçalarında, vücudunda geziyordu. O sırada salatalığı alıp yavaş yavaş amına sokmaya başlayınca, “Ayy ne yapıyorsun?” dedi. “Kendini bana bırak, rahat ol!” dedim. Salatalık amına kolayca girmişti, içine hızlı hızlı sokup çıkartmaya başladım. Zarife derin derin inlemeye başlamıştı yine. Salatalığı tutan elimi tuttu, bir süre sonra ise ben bırakınca kendi kendine salatalığı amına sokup çıkartmaya başlamıştı. Gözleri kapalı baygın gibi yarı inler yarı sayıklar haldeydi. Memelerini ısırdıkça daha da zevk alıyordu. En sonunda kendinden geçer gibi oldu. Boşalmıştı.

Elinden tuttum, salatalığı amından çıkarttım. “Köpek gibi domal!” deyince, Zarife geçen akşam olduğu gibi dirseklerini yatağa dayayarak domaldı. Göt deliğini elimle iyice ayırarak salatalığı sokmaya başladım. Zarife, “Ahhh, ahhh!” diye inliyordu. Salatalık neredeyse sonuna kadar götüne giriyordu. Sokup çıkardıkça Zarife’nin inlemeleri sıklaştı. Daha çok hızlandım. Diğer elimi de alttan amına attım. Amı su içindeydi. Amının içine parmaklarımı sokmaya başladım. Derken başparmağım hariç, dört parmağım amında gidip gelmeye başlamıştı. Bu arada salatalığı da aynı şekilde götüne sokup çıkartmaya devam ediyordum. Amının içindeki parmaklarım götünde çalışan salatalığı hissediyordu. Amı ile götünün arasındaki ince duvardan salatalığı hissediyordum. Zarife başı yatağa gömülmüş, garip garip sesler çıkartıyordu bu ara. Hırıltılar, inlemeler birbirine karışıyordu. Alttan elini amına atmış kendisi de amını ovalıyordu. Eli elime değiyordu.

Artık içine yarağımı sokmak istiyordum. Zarife iyice kıvama gelmişti. Parmaklarımı amından ve salatalığı götünden çıkarttım. Yanına sırt üstü uzandım. Zarife yarı baygın gibiydi. Hafifçe doğrulunca, ona, “Şimdi sen benim üzerime çıkıp yarağıma oturacaksın. Ben alttan amına sokacağım!” dedim. Nasıl yapacağını tam bilemiyordu. İyice tarif ettim. Yarağımı iki eliyle iyice sıvazlayarak kaldırdı yeniden. İşer pozisyonda yavaş yavaş yarağımı amına hizalayarak oturmaya başladı. Sonunda yarağım amına girmişti. “Bana doğru eğil, bacaklarını az geriye at, dizlerinin üzerinde çömel!” dedim. Dediklerimi aynen yaptı, belinden tutarak kendime çektim onu. Götünü de biraz kaldırmasını istedim. Tam istediğim gibi olmuştu, yavaş yavaş alttan amına pompalamaya başladım. Götü havada kaldığı için her seferinde alttan belimi kaldırıp indirerek daha büyük bir güçle amına sokup çıkartmaya başladım. Zarife’nin koca memeleri yüzüme değiyordu, o ise kendini tamamen bana teslim etmiş vaziyette inliyordu sürekli. Göt yanaklarını tokatlamaya başlamıştım, çıkan sesler odayı çınlatıyordu. Yatak da geçen seferki gibi sallanmaya ve gıcırdamaya başlamıştı. Bu pozisyonda bir süre daha devam ettim, ancak Zarife’nin ağırlığı istediğim gibi hareket etmeme engel oluyordu. Ona üzerimden kalkmasını söyledim. Ben de kalktım.

Yatakta sırt üstü uzandırdım onu. Belinin altına yastık koydum. Bacaklarını iyice ayırarak havaya diktim. Amı yukarda kalmış, göt deliği de yarağımla aynı hizaya gelmişti. “Ayaklarını sıkı tut!” dedim. Alttan beliren göt deliğine yavaş yavaş girmeye başladım. Deliği yarağımı kolayca içine alıyordu. Zarife ayaklarından tutmaya devam ederken, ben de beyaz ve tombul kalçalarına bastırarak götüne daha hızlı girip çıkmaya başladım. Zarife feci inliyordu şimdi. Kenarda duran salatalığı aldım. Yarağımı götünden çıkardım ve salatalığı yavaş yavaş amına soktum. Zarife tekrar derin bir, “Ohhh!” çekti. Salatalık halen amındayken, yarağımı da götüne sokmaya başladım. Sol elimle kalçasından tutmuş destek alırken, yarağım piston gibi götüne girip çıkıyor, salatalığı da diğer elimle amına sokup çıkarıyordum. Zarife aynı anda iki yarak yiyordu şimdi. Büyük bir zevk aldığı belliydi, inlemeleri odayı doldurmuştu. Bana, “Çok yoruldum böyle, ayaklarımı sen tut!” deyince, ayak bileklerinden sıkıca kavradım. Bacaklarını iyice ayırarak götüne daha kolayca girmeye başladım.

Bu sırada Zarife amının içindeki salatalığı tutmuş ve kendisi salatalığı amına sokup çıkartmaya başlamıştı. Göt deliği oldukça genişlemiş olduğundan içine kolayca girip çıkabiliyordum. Bu nedenle gittikçe hızlanmaya başladım. Büyük bir zevk alıyordum. Yatak şiddetle sallanırken Zarife’de kendini kaybetmiş halde, “Ahh, ımm, ohhh!” diye diye salatalığı amına sokuyordu. Götünün içindeki yarağım salatalığı hissediyordu. Aldığım zevki tarif edemezdim. Bir süre sonra götüne boşaldım. Yarağımı çıkarınca döllerim yatağa akmaya başladı. Hafif bir osuruk sesi geldi götünden yine. Bacaklarını tutmayı bıraktım ve yanına uzandım. Zarife de salatalığı amından çıkarmış, elinde tutuyordu. “Bırak onu!” deyince, yere attı.

Birbirimize sarıldık. O halde biraz uyur gibi uzandık. Telefonumun sesi gözlerimi açtım. Karım arıyordu. Zarife bu ara müthiş bir korkuya kapıldı. Ona sessiz olmasını söyledim. Telefonu açınca, karım, “Bizim işimiz bitmek üzrer, yarım saate bizi alırsın!” dedi. “Tamam!” diyerek telefonu kapadım.

Zarife korkmuştu. “Merak etme, korkmana gerek yok!” dedim. Zarife kısa sürede üzerini giyinmişti. Bense ağırdan alıyordum. Çişim gelmişti, tuvalete gidip işedim geldim. Zarife salonda oturuyor, “Hadi gidelim artık!” deyip duruyordu. Ben o ara halen çırılçıplaktım. Zarife bunları söylerken önümde sallanan yarağıma bakıp duruyordu. Onu tekrar sikmek için büyük bir istek duydum. Yanına gidip elinden tuttum, kaldırıp yatak odasına götürdüm. “Ne yapıyorsun, şüphelenecek şimdi, hadi giyin!” deyip duruyordu. “Sessiz ol, bir posta daha atmadan seni bırakmam!” dedim. Yatağın üzerine ellerini dayayarak domalmasını söyledim. “Tamam ama çabuk ol. Ben soyunayım mı?” deyince, “Gerek yok!” dedim. Önümde domaldı, eteğini beline, paçalı külotunu dizlerine sıyırdım. Yarağımı sıvazlayarak kaldırdım. Kalçalarından tutarak bir hamlede amına girdim.

Yavaş yavaş hızlanmaya başladım. Zarife az önceki korkuyu unutmuş, “Ohh, ohh, devam et, ımm!” diye inlemeye başlamıştı. Kalçalarını daha sıkı tutarak onu kendime çekiyordum. Bu arada Zarife de götünü yarağıma doğru bastırıyordu. Göt yanakları sallanıp duruyor, kalçalarına çarpan kasıklarımdan şiddetli sesler geliyordu. Daha da hızlandım, ben de aldığım zevkin etkisiyle kendimi kaybetmiştim. Kısa zamanda büyük bir hışımla amına boşaldım. Bir süre daha amında gidip gelmeye devam ettim. İkimiz de derin derin “Ohhhh!” çekiyorduk. Amından çıktım, Zarife de yavaş yavaş doğruldu. Biri amından, diğeri götünden, bugün iki kere sikmiştim Zarife’yi. Birbirimize sarıldık. Bu sırada yarağımdan akan döller Zarife’nin eteğine bulaştı biraz. Dizlerine inmiş külotunu giyindi tekrar, mendille de eteğini sildi. Ben de giyindim. Hazırlanarak evden çıktık.

Zarife önden indi, ben kapıyı kilitleyip merdivenlerden aşağı inerken, alt kattaki kadının kapısı açıldı. Elinde küçük bir leğenle bir el bezi vardı. Basma bir etekle uzun kollu çiçekli bir gömlek giymiş, başını ve omuzlarını büyük bir türbanla bağlamıştı. Bir süre hiçbir şey demeden bana baktı, bir şey söylemek istiyor gibiydi. Kendisine gülümseyerek, “Merhaba!” dedim. Yavaşça kendisini kapının arkasına doğru çekerek, “Şeyy, siz yukarıdaki Sedat beyin misafiri misiniz?” diye sordu. “Evet!” dedim. “Şeyy, onun kocamda bir emaneti var, ama biz onu göremiyoruz kaç gündür. Acaba size versek, siz verebilir misiniz?” dedi. “Tabii veririm! Eğer isterseniz gelecek sefer geldiğim zaman kapınızı çalayım?” dedim. “İyi olur!” dedi ve başka birşey demeden kapıyı kapatıp içeri girdi. Konuşmasında yabancı aksanı seziyordum. Göçmen olabilir diye düşündüm. Özge kadar vardı boyu, ama daha narin ve inceydi. Güzel, mavi gözlü bir kadındı.

Aşağı indim, Zarife arabanın yanındaydı. Onu ilerde bırakıp, biraz para vererek gönderdim, ben devam ettim. Karımla kızları, bıraktığım güzellik merkezinin önünde beni bekliyorlardı. Karım kızmış bir şekilde “Neredesin, kaç dakikadır bekliyoruz!” dedi. “Biraz işim çıktı!” deyip geçiştirdim.

Değişiklik olsun diye onları yemeğe götürdüm. Güzel bir restoranda yemek yedik. Karım bu jestime çok sevinmişti. Güzellik salonunda karıma ve kızlarına makyaj da yapmışlardı. Karım kendisine geçen sefer aldıklarımı giymişti. Siyah topuklularının üzerinde şimdi kendinden emin adımlarla yürüyordu. Uzun ve pileli eteği, kırmızı parlak türbanı ve koyu krem saten gömleği ile karım o anda gözüme çok güzel göründü. Dudaklarına ruj sürmüşler, kaşlarını, kirpiklerini güzelce yapmışlardı. Özge ise bambaşka bir güzellik olmuştu. O da bu sabah evden alışveriş yapacağız diye süslenerek çıkmış, koyu mavi uzun eteğinin altına uzun topuklularını giymişti. Bej renkli pardesüsünü belinden bağlamış, başını da parlak koyu mavi türbanıyla bağlamıştı. Onun da kaşlarını, kirpiklerini güzelce yapmışlar, zaten var olan güzelliğini daha da ortaya çıkarmışlardı. Karıma ve Özge’ye bakarken sikim sertleşiyordu. Zarife’yi iki kere sikmiştim, ama akşam karımı sikmeden uyumayacaktım. Özge ile annesinin arasında ise bir soğukluk olduğunu görüyordum.

Geç bir saatte eve geldik. Biraz televizyon izleyip meyve falan yedik. Daha sonra kızlar odalarına çekildiler. Özge bana karşı soğuk davranmıyordu, annesinin yerinde olmak istemesine rağmen. Çünkü o da gideceğimiz tatilde aramızda birşeylerin yaşanacağını biliyordu.

Karımla yatak odamıza girdik. Karıma, “Lütfen soyunma, böyle kal, sana biraz bakmak istiyorum!” dedim. Ayakkabılıktan, bugün giydiği siyah topukluları getirdim. Ayakkabıların altını silerek giydi. Bir süre ona baktım. Karım, “Ne o, çok mu hoşuna gittim?” deyince, “Tabii ki, seni ilk defa böyle makyajlı görüyorum!” dedim. “Makyaj yaptırmamı Esra çok istedi!” dedi. “Özge istemedi mi?” diye sordum. “Yok, Özge birşey söylemedi. Şey aslında, (Babama niye böyle süslenmiyordun?) diye çıkıştı!” dedi. Bu söz belli ki karımı üzmüştü. Ona yaklaştım ve belinden tutarak kendime çektim. Dudaklarından öpmeye başladım. Rujlu dudaklarını emdikçe emesim geliyordu. Elimle de eteğinin üzerinden götüne bastırdım. Yumuşacık göt yanaklarını hissettim. Yanaklarında, çenesinde alınmamış tüy kalmamıştı. Karımın yüzü kaymak gibi olmuştu. Birbirimize sarıldık. O sırada karım, “İyi ki varsın, seni çok seviyorum!” diyerek fısıldıyordu. Diz çöktüm önünde, eteğini yukarı sıyırdım ve tüysüz, bembeyaz kalçalarını emmeye, öpmeye başladım. Minicik beyaz renkli bir külot giymişti. Kasıklarını öpüyordum. Karımın vücudundan ve kasıklarından bile hoş bir parfüm kokusu geliyordu. Koku beni azdırmıştı iyice. Minik külotunu aşağı sıyırdım ve çıkardım. Amı pürüzsüzdü, dilimle amına yumuldum. Bu sırada karım sürekli saçlarımı okşuyordu.

Dilimi amının içine doğru soktukça karım ayakta inlemeye başlamıştı. Amını yaladıkça yalayasım geliyordu. Acayip bir haz duyuyordum. Amı bu arada iyice sulanmıştı. Şimdi onu ters çevirdim. Götü tam önümdeydi. Ellerini bu defa arkadan atmış saçlarımı okşamaya devam ediyordu. Bembeyaz kılsız göt yanaklarına öpücükler konduruyor, onları avuçluyordum. Ellerimle iyice aralayınca kılsız göt deliği ile karşılaştım. Geçende ben makine ile kılları epey kesmiştim, ama şimdi deliğin ağzında hiç kıl yoktu. Dilimle göt deliğine dokunmaya başlayınca karımın inleme sesleri yükselmeye başladı. Biraz öne doğru eğilmesini istedim. Dediğim gibi yapınca amını parmaklarımla ovalamaya başladım bu arada.

Artık ikimiz de kendimizi kaybetmiştik. Götüne değen dilim, amında dolaşan parmaklarım onu müthiş heyecanlandırıyordu. Sürekli inleyerek aldığı zevki açığa vuruyordu. Daha önce amcaoğluyla sadece altlı üstlü sikiştiğini söylemişti. Kocası üzerine çıkıp gidip geliyor, kendisi işini bitirince sırtını dönüp yatıyormuş. Ama şimdi karım tarifsiz bir zevk alıyordu. Sikim tavan yapmıştı. Ayağa kalktım, karımı makyaj masasının önüne getirdim. Aslında sadece adı makyaj masası idi, yoksa karımın makyaj yaptığı falan yoktu. Aynaya yüzünü çevirdim, elleriyle masadan tutmasını istedim. Dediğimi yapıyordu aynen. “Soyunmayacak mıyım?” diye sorunca, “Hayır, böyle kalmanı istiyorum!” dedim, ama ben soyunup çıplak kaldım. Yarağım patlayacakmış gibi şişmiş ve kalkmıştı. Eteğini yukarı sıyırdım…

Arkasında yerimi aldım. Ayağındaki topuklu ayakkabıları amını tam yarağımın önüne getirmişti. Bacaklarını açmasını söyledim, arkadan beliren amına yavaşça girince, derin bir inleme sesi çıkardı. Kalçalarından tutarak hızlı hızlı sikmeye başladım. Bu sırada aynada birbirimizi görebiliyorduk. Karım gözlerini kapatmış, inliyor, götünü yarağıma bastırıyordu. Parlak türbanı yüzüme değiyor, içim bir hoş oluyordu. Daha da hızlanınca götüne çarpan kasıklarımdan ‘Şlap şlap’ sesleri yükseldi. Karım ise, “Ağhh, ımm, uff, devam et, ohh, sik beni, sik beni, ohh, sik beni!” deyip duruyor, o böyle söyledikçe ben daha da hızlı ve sert sikiyordum. Masa ve üzerindeki ayna sallanmaya başlamıştı.

Ellerimi kalçalarından çekerek memelerini avuçladım. Koca memeleri saten gömleğinin içinde hop hop sallanıyordu. İnce bir sutyen takmıştı, memelerini hissediyordum. Yarağım bu arada amında çalışmaya devam ediyordu. Bir süre sonra boşalacağımı anlayınca amından çıktım. Karımı tutup yatağa sırt üstü uzandırdım. Bacaklarını havaya kaldırıp, iki yana iyice açmasını istedim. Dediğimi yapınca üzerine uzanıp amına girdim ve pompalamaya başladım. Daha güçlü bir şekilde amına girip çıktıkça, karım yüksek sesle inler olmuştu. Artık kızlarım beni duyar diye bir korkusu yoktu. Üzerine daha çok abandım, yüzümüz birbirine iyice yaklaşmıştı. “Dilini çıkar!” deyince, hastanın doktora dilini çıkarması gibi yaparak dilini çıkardı. Ben de üzerinde biraz eğilerek dilimi çıkardım. Dilimle diline dokundum, dillerimiz birbirine değiyor, birbirimizin dilini emiyorduk. Daha büyük güçle sikmeye başladım. Karım altımda, sanki kendi altında yay varmış gibi yaylanıyor, iki yanımda havaya kaldırdığı bacakları sallanıp duruyordu. Altımızdaki yaylı yatak sikişin şiddetinden sallanıp duruyor, karyola gacır gucur sesler çıkarıyordu.

Bir süre sonra ikimiz birden sarsıla sarsıla boşaldık. Karımın üzerine külçe gibi yığıldım. Karım bacaklarını belime sıkıca sarmış, elleriyle de sırtımı okşuyordu. Yumuşacık parlak türbanı yine yüzüme değiyor, içimi gıdıklıyordu. Birbirimize sarılı halde biraz uyuduk. Ama aklım kılsız göt deliğindeydi. Karıma, “Göt deliğine de mi ağda yaptılar?” deyince, “Ben bilmiyorum, kadın alayım mı kılları deyince, ben de al dedim. Ama neyle aldığını görmedim.” dedi. Karıma, “Hadi götten yapalım yine!” deyince, “Hani bir kere olacaktı, söz vermiştin, istemiyorum!” dedi. O gece bütün ısrarlarıma rağmen karım götten vermeye yanaşmadı, fakat en sonunda, “Tatilde yaparız!” demeyi de ihmal etmedi.

Uykum gelmişti, ama aklım adını dahi bilmediğim o mavi gözlü kadında kalmıştı yine…

Devam edecek…

ALINTIDIR

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*